Yabancı dizi önerileri

Herkese yeni bir yazı ile merhaba! Bugün sizlerle daha önce de yazdığım Yabancı dizi önerileri yazımın ikincisini paylaşacağım. Yaz geldi ve tatilde deniz kum güneş yapamayan, yazı benim gibi bilgisayar başında dizi izleyerek geçiren dostlarım için faydalı olabileceğini düşündüm.

Yabancı dizi önerileri:

1)13 Reasons Why:

Netflix dizilerini sevmeyen var mıdır? Bence çoğumuz seviyordur. Netflix yine harika bir dizi yapmış ve sanırım bilmeyen duymayan da kalmamıştır. 13 Reasons why, aynı isimli kitaptan uyarlama bir dizi aslında. Kitabını henüz okumadım ama dizisini çok ama çok beğendim.

Dizi, genç bir kızın intiharının perde arkasını anlatan bir yapım. Sezonu da 13 bölümden oluşuyor. 17 yaşındaki lise öğrencisi Hannah Baker ‘ın intiharı sonrası yaşanan olayları ve bu intiharın arkasındaki sır perdesini ele alıyor. Hannah, başına gelen bir takım olaylar sonucu intihar etmiştir ve intiharının sebebi olduğunu iddia ettiği 13 kişiye doldurduğu kasetleri yollamıştır. Clay Jensen isimli okulun sessiz sakin öğrencisinin bu kasetleri bulup dinlemesiyle dizi başlıyor.

Hannah’nın ölümünden önce yaşadığı olaylar ve ölümünden sonraki olaylar olarak bir geçmişe bir günümüze gidip geliyor. Her bölümde bir kaset ve Hannah’nın ölümüne sebep olan bir hikaye izliyoruz.

Dizinin yönetici prodüktörü Selana Gomez. Bu dizinin okullardaki zorbalığı azaltmaya yardımcı olacağını umuyormuş. Özellikle Amerika’daki liselerde ne yazık ki şiddet, zorbalık, alay ve dışlama çok yaygın olduğu için bunun sonuçları da dizideki gibi intiharla bitebiliyor. Dizi bir nebze olsun bu olayları engellemek amacıyla çekilmiş.

Ben dizinin gerek verdiği mesajı, gerek oyuncu kadrosunu, gerekse senaryoyu çok ama çok beğendim. Yabancı dizi önerileri içinde favorim bu dizi oldu. 13 bölümü soluksuz izledim ve her bölümde acaba ne olacak diye gerçekten merak içinde izledim. Dizinin birinci sezonu soru işaretleriyle bittiği için 2.sezonun çekileceği muhtemel. Merak içinde 2.sezonu bekliyorum ve sizlere de mutlaka tavsiye ediyorum.

 2)Riverdale:

13 Reasons why dizisini sevenler bu diziyi de seveceklerdir bence. Konu olarak aynı olmasalar da iki dizi de küçük bir kasabada geçiyor ikisi de bir ölüm sonrası yaşananları anlatıyor ve iki dizi de lise draması ama ergen dizisi olmadıklarını belirtmeliyim.

Riverdale dizisinin konusuna gelecek olursak, küçük ama gizemli bir kasabada yaşanan bir dizi olayı ve insanları anlatıyor. Sürrealist bir grup gencin yaşadığı bu kasabada Jason Blossom isimli akçaağaç şurubu fabrikalarının varisinin nehirde boğulmasının ardından gizemli ve karanlık olaylar başgösterir. Bu cinayette hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Diğer bir yandan çocukluktan beri yakın arkadaş olan Betty ve Archie’nin arkadaşlıkları , Veronica isimli genç bir kızın ailesinin zor durumu yüzünden kasabaya gelmesiyle yön değiştirir. Daha sonra aralarına katılan Jughead ile birlikte gençler ve kasaba sakinleri cinayetin arkasında yatanları öğrenmeye çalışırlar.

Cinayet dışında kasabadaki karmaşık ilişkiler, gizemli ve karanlık olaylar, skandallar ile gerçekten sizi ilk bölümden saran ve her bölümü merakla izlettiren bir dizi mutlaka izlemenizi öneririm.

3)Baby Daddy:

İlk iki dizinin aksine bir komedi dizisi ile devam edelim. Baby daddy gerçekten çok eğlenceli ve keyifli bir dizi. Sizi kahkalarla güldüren bir dizi beklemeyin ancak son derece eğlenceli ve kafa dağıtmalık bir dizi olduğunu söyleyebilirim.

Dizinin konusuna gelecek olursam, Ben ve Tucker aynı evde yaşayan iki genç adamdır. Ben’in kardeşi Danny de bir gün onlara taşınır ve beraber yaşamaya başlarlar. Birbirinden çok farklı karakterlere sahip olan bu üç arkadaşın hayatı bir gün kapıya bırakılan Emma ile değişir. Emma, Ben’in eski sevgilisinden olan kızıdır. Genç kadın Ben’den habersiz doğurduğu kızını bakamayacağına karar vererek Ben’in kapısına bırakmıştır.

Ben önceleri istemese de daha sonra Emma’yı büyütmeye karar verir. Ev arkadaşı, kardeşi,annesi ve çocukluk arkadaşı Riley de Emma konusunda Ben’e yardımcı olmaktadır.

Benim dizide sevmediğim karakter yok diyebilirim ama en sevdiği karakter şüphesiz Danny. O kadar sempatik ve yakışıklı ki. Riley ve Ben’in annesi de çok sevdiğim karakterler. Dizinin 20şer dakikalık sitcom olması ve sizi sıkmayan eğlenceli bölümleri ile bence yazın çok keyif alacağınız bir dizi bir şans vermenizi öneririm.

4)Orange is the new black:

Yine bir komedi-dram dizisi ile devam edelim. Komedi diye geçse de %95 i drama olan bir dizi olduğunu belirtmeliyim. Dizi bir kadınlar hapishanesinde geçiyor ve gencinden yaşlısına birçok kadının hikayesini anlatıyor.

Dizinin konusuna gelecek olursak, Piper Chapman nişanlı bir kadındır. 10 yıl önce üniversite yıllarında tanıştığı eski sevgilisi Alex Vause yüzünden uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle tutuklanır ve birkaç yıllık hapse düşer. Hapse düşmeden önce nişanlısı Larry ile lüks ve konforlu bir hayat süren Piper tüm bunlardan vazgeçerek kendi rızasıyla teslim olur. Hapishane hayatında dünyanın aslında çok farklı olduğuna tanık olacaktır ve eski sevgilisi Alex’in de içinde olduğu bu hapishane ortamında hayatı ve insanları tekrar tanımak zorunda kalacaktır.

Bu diziyi 18 yaşından küçüklerin izlemesini önermiyorum. Çok fazla eşcinsellik, uyuşturucu ve cinsellik sahneleri içeren bir dizi. Eğer homofobikseniz bu diziye hiç başlamayın derim çünkü LGBT temalı bir dizi.

Dizinin karakterleri o kadar güzel seçilmiş ki.. Benim favori karakterim tabi ki Alex! Diziyi izleyenler bilir, o soğuk tavırları, kalın ses sonu bembeyaz teni ile zıtlaşan gür siyah saçları ve umursamaz kişiliği ile şüphesiz dizinin en çok dikkat çeken karakteri! Bunun yanı sıra, her ülkeden, her ten renginden, her yaştan, her tipten, her suçtan hüküm giyen çok farklı insanlar ve çok farklı hayat hikayeleri var. Gerçekten kadın olmanın zorluğundan tutun, hapishanelerin gerçek yüzünü, uyuşturucu bağımlılarının yaşadıklarını, eşcinselleri ve yaşadıkları zorlukları tüm çıplaklığı ile anlatan çok cesur bir dizi. İzlemeden önce bu yazdıklarımı göze alın ve öyle izleyin derim ama bence gerçekten izlenilmesi gereken ve çok fazla ders çıkarılacak bir dizi.

5)Girlboss:

Son olarak yine bir komedi-dram tarzı diziyle devam edelim. Girlboss dizisini mutlaka duymuşsunuzdur. Son dönemlerde adından sıkça bahsettiren bir dizi oldu.

Dizi gerçek bir hikayeden uyarlama ve aynı isimli bir kitabı da var. Dizide 22 yaşındaki bir kadının internetten kıyafet satarak nasıl bir moda imparatorluğu kurduğunu ve nasıl milyarder olduğunu anlatıyor.

Diziden kısaca bahsedecek olursam; dizisinin baş karakteri Sophia, 22 yaşındadır ve hiçbir işte tutanamamaktadır. Küçük bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Bir gün 9 dolara aldığı bir ceketi E-Bay üzerinde açık arttırmaya sunar. Gelen tekliflerin sürekli yükseldiğini görür. Artık geçim kaynağını bulmuştur. Vintage kıyafetleri kesip biçip gerçek fiyatından kat kat fazlaya sattığı bir online dükkan kurar. Bu şekilde Nasty Gal ismindeki e-ticaret sitesiyle en hızlı büyüyen firmalardan birinin sahibi olur ancak bu yolda ilerlemek sandığı kadar kolay değildir.

Dizi sizi sıkmadan gayet güzel bir şekilde ilerliyor. Genç girişimcilerin özellikle çok seveceği bir dizi olduğunu düşünüyorum. Dizi sadece 1 sezon olduğu için sıkılmadan izleyebilirsiniz. Ben 2 3 günde keyifle izleyip bitirdim ve sizlere de tavsiye ediyorum.

Benim son zamanlarda keyifle izlediğim Yabancı dizi önerileri bu şekildeydi. Siz bu dizilerden hangilerini seviyorsunuz, sizin önerebileceğiniz yabancı diziler neler?Daha önceki dizi önerilerimi okumak isterseniz de tıklauabilirsiniz. Benimle yorum olarak paylaşmayı unutmayın.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere güzel kalın hoşçakalın 🙂

2 Comment

  1. Süper öneriler teşekkürler, bana da beklerim 🙂

    1. Selin Dağdelen says: Cevapla

      teşekkür ederim canım tabii:)

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: